Tag-Archive for ◊ sadık dost hz.ebubekir ◊

11 Eki 2009 Sadık Dost Hz.Ebubekir

 

serenat1

 

Peygamber Aleyhisselamın, biricik dostu, mağara arkadaşı, sırdaşı, yoldaşı Ebû Bekir.

 

Derin derin öksürüyordu. Çagın büyük hastalıgı olan veremden mustaripti.  Öksürüyordu, öksürükleri evde yankılanıyordu. Gözlerini yumu verdi eskiye daldı. Sanki zaman durmuştu, mekan donmuştu. Adı Abdullahdı. Babası Ebû Kuafdi, sonra ona deve yavrusunun babası anlamına gelen Ebû Bekir denilecekti. Saçları beyazdı, sakalı beyazdı kınayla boyardı güzel bir insandı. Siması çok nurluydu. Mekke döneminde bütün sermayesini mazlumları, işkence altındaki insanları kurtarmaya harcamıştı. Bilal gibi Habbab Bin Eret gibi. Bir ara babası Ebû Kuafe sen kendini tükettin bitirdin diyecekti. Ama o hesabını iyi biliyordu. Dünyada bitik olmayı tercih ediyordu. Onun hesabı bu dünyaya yönelik değil Rabbine yönelikti. Cehennem ateşinin dokunmayacagı kişi, sadık dost, çocukluk arkadaşı Ebû Bekir….  

 

Sadık Dost, Sırdaş

 

Allah Resülüne hirada ilk vahiy geldikten sonra beni örtün beni, örtün dediği o kutlu gün de Sıddık’ı çağırıp bana vahiy indi Allah birdir ondan başka ilah yoktur demişti. O hiç tereddüt etmeden  bir saniye bile şüpheye düşmeden Sen diyorsan doğrudur demişti. O Sıddık tı. Allah Resulü mescitte sohbet ederken ilk müslümanlar gözünün önünden geçti ve şunları söyledi. Ben islamı ilk anlattğımda herkesin bir tereddüt anı vardı. İçlerinde bir insan vardı ki  o bir an olsun teredüt etmeden islamı kabul etti. O Ebu Bekir Sıddık tı. Efendimizin gölgesiydi ,gözü kapalı Fahri Kainatın yanındaydı. kalbini, gönlünü, ruhunu ona adamıştı.

 

Çocukluk Arkadaşı

 

Allah Resulünün Ona karşı özel bir muhabbeti vardı özel bir sevgisi vardı.Kainat Güneşinden iki yaş küçüktü O benim büyügüm derdi.  Bir gün Efendiler Efendisi buyurduki ya  Hasan Ebu Bekiri anlat. Hasan Bin Sabit anlatırken o Peygamberi severdi Peygamberde onu severdi diyordu. Onun dengi yoktu. Allah Resulü gülümsedi dogru dedin aynen öyledir Hasan. Müslüman olduğu gün islam rahmet kazanacaktı. Müslümanların sayısı 39 kişi olunca açıktan dini yaymak isteyecekti. Resulullah sabır desede yerinde duramayan Ebu Bekirin ısrarına Efendimz dayanamayacaktı. Mekkeye doğru yola çıkıldı beklenen oldu. Mekkeliler müslümanlara taşla, sopayla, kayayla saldırmaya başladı. O gün Allah Resulüde darbelere maruz  kalıyordu. Efendimize koşar adımlarla biri yaklaşıyordu. Telaşından cübbesi bir yana ayakkabıları bir yana savruluyordu.Resuli Ekremi koruyamamanın üzüntüsüyle koşuyordu. Efendimizin üzerindeki kalabalığı bir yana dagıtıp üzerine kapandı. Her tarafı yara içindeydi. Niçin taşlıyorsunuz o hak dinin peygamberi ne istiyorsunuz ondan, Rabbim bir dedi diye öldürcekmisiniz onu diyor bir yandanda efendimize gelen darbeleri engelliyordu. Efendimize gelen darbelerin, taşların, sopaların adresi Ebu Bekir oldu. Bana vurun Ona dokunmayın, bana vurun ama ne olur Ona dokunmayın diycekti. Gelen darbelere artık dayanamayan Ebu Bekir de bayılacaktı.O günkü zülüm o kadar yankı bulacak ki zülme haksızlığa karşı olan Hz. Hamza müslüman olcaktı.

 

Allah Resulunden Sonra İkinci

 

Magarada ikinciydi, Sevrde ikinciydi, Bedirde ikinciydi. Mezerda Fahri Kainatın yanında ikinci olacaktı. Bir gün Ebu Bekir yürürken Ebu Derda onun Önünden yürüyordu. Fahri kainat görmüştü ve demiştiki, sen öle bir adamın önünden yürüyordunki peygamberlerden sonra güneş hiç böyle bir adamı aydınlatmamıştır. O kadar büyüktür o. Ebu Bekir Sıddıki hep öne aldılar. Peygamber efendimizden sonra ikinciydi. Resuli Ekrem minberdeyken konuşuyordu. Belliki gözleri birini arıyordu. Merak buyurdu. Ebu Bekiri gözleriyle aradı. Ebu Bekir rahmetin sıkıntının olduğu yerde öndeydi. Bir şey dagıtılacaksa gerilerdeydi, görünmezdi. Onu görememişti Ebu Bekir Ebu Bekir nerdesin? Burdayım Allah Resulü. Efendimiz baktı biraz önce cebrail geldi ve dediki; Ey Muhammet senin ümmetinde senden sonra en büyük mügmin Ebu Bekirdir. Seni görmek istedim dedi. Medine yerinden sarsılıyordu. sevgilinin sevdigini seviyordu.

 

Magara Arkadaşı

 

Hazırlık yapıldı sevre gıdilecekti. Efendimizin yanında ikinci yine Ebu Bekirdi. Sevr zordu imtihandı agırdı. Ebu Bekir önden sevre girdi. Akrep, yılan varmı diye kontrol etti Onun canının yanmasına dayanamazdı. Biraz sonra uyku bastıracak Alah Resulünü ve dizini uzat Ebu bekir diyecekti. Muberek başını Sıddıkın dizine koyacak ve derin bir uyku gelecekti sevrde. Canından öte can olan Allahın Resulünü korumak için cübbesini çıkardı, parcaladı her bır deligi yılan ya da akrep çıkmasın diye kapadı. Fakat bir deliğe parça yetmedi. Sıddık oraya ayağını tıkadı. Biraz sonra Kainat Güneşini görmek isteyen bir yılan Sıddıkın ayağını ısıracaktı ama ayak yerinden kıpırdamayacaktı. Allah Resulü uyanmasın diye gözlerinden akan yaşları dindirmeye çalışacaktı ama nafile inci taneleri Efendimizin mübarek sakalına damlayacak uyandıracakdı. Fahri Kainat  ne oldu Sıddık niye aglıyorusun deyince, ayagımı bi şey ısırdı ya Resul Allah. Mübarek elini diliyle ıslatan Resulü Ekrem  elini Sıddıkın topuguna sürecek acısı dinecekti.

 

 

İylikte En Önde

 

Allah Resulü Mekkede oturmuş sohbet ederken sahabeye bugün hasta ziyareti yapan var mı? dedi. Sahabeden ses yok Ebu Bekir atıldı ben Allahın Resulü dedi. Kainat Güneşi gülümsedi. Peki bugün kim oruç tuttu? Sahabe suskun. Aynı ses…  ben Allahın Resulü. Kainat Güneşi tekrar gülümsedi. Bugün kim sadaka verdi. Sahabenin yüzü yerde Ebu Bekir ben Allahın Resulü bugün oğlum Abdullahla yürürken bir fakir gördüm oğlumun elindeki lokmayı ona verdim. Efendimiz sadık dostuna bakarak bu özellikler kimde bulunursa cennete girer diyerek ona cenneti mujdeliyordu.

 

Cigeri Yanık

 

Bir gün evinin kapısından geçenler dedilerki ey Allah Resulü Ebu Bekir ciger kebabı yiyor. Sıkıntılı günler etin cigerin zor bulundugu günler. Allah Resulu dostunu iyi bilirdi. Ebu bekir sonrasında gelince Efendimizin yanına Efendimiz Ebu Bekire sen bugün ciger  yemisin deyince başını öne egdi hiç bir şey söylemedi. Tekrar sorunca bugün cigermi yedin Ebu Bekir hayır Allah Resulü  bizim evimizde ne zamandır yemek pişmiyor deyince peki neydi o dedi. Ben bugün bir hasret cektimde müslüman gariplere içim yanmıştı da içimin kokusunu duymuşlardır ya Resulullah dedi. İçi kavrulmak mazlumlardan dolayı kebab olmak yanmak….

Selam sana Ebu Bekir…..

Selam mazlumlar için cigeri yananlara….

EFNAN KARADEMİR