Tag-Archive for ◊ Zümra Toprak ◊

20 Ara 2009 ellerim acıyor

misa_eller

Hangi zamandayım?

Saat kaç?

Seden hep yağmur yağıyor?

Ne kar ne güneş

Ne mevsimler kaldı hayatımda

Hep sonbahar hep sararan yapraklar

Rüzgarlar fırtınalar saçlarımı kovalar

Hiç geri dönemediğim yol üzerinde

İleride taşlar yokuşlar

Geride koskoca uçurumlar…

Yanmış kül olmuş anı defterimin

Parçaları uçuşuyor havada

Defterler yakılmış

Yazıları silinmiş ve

Hatıralar ağlıyor yalnızlığına

Sahipsiz ve terk edilmiş.

Dün yok olmuş

Bu gün uyuyakalmış

Yarın kararsızmış

Hava mutsuz

Toprak huzursuz

Hayat hepsinin elinden tutmuş

Bense hayata yalvarıyorum

Bıraksın ellerimi diye

Ellerim acıyor

Dermansız dizlerim artık taşımıyor beni

Hislerimi düşlerimi

Gökyüzünde bir yerlerde asılı kaldım

Ne düşüyorum ne yükseliyorum

Öylece

Sımsıkı yumruklarımla asılı kaldım

Gökyüzünde bir yerlerde

Tırnaklarım avuçlarımın için kanatıyor

Ellerim acıyor.

Zümra Toprak

02 Haz 2009 HANİ O GÜN VAR YA
 |  Category: GENEL  | Tags: , ,  | One Comment

Hani yüreğimde senin sevdan

Göz bebeklerimde senin siman

En son yanına geldiğim gün

Hani hiç söz söylemeden konuştuğumuz

Hani bakışlarımızla tartıştığımız o gün…

‘git’ demişti gözlerin bana

Kirpiklerin sertçe kapanmıştı

Yüreğimi burkarcasına

Bari son kez veda edeyim dedim sana

Bilmem hatırlıyor musun?

Hani bana sırtını döndüğünde akıtamadığım yaşlar var ya

Onlar hala göz pınarlarımda.

Acı birikti içime,

Gittikçe saplanıyor özlemin yüreğimin derinliklerine

Hani beni düşün mutlu ol diyordun ya

Artık senin hayalin de itiyor beni sende öteye

Bu kaçıncı karar verişim ayrılığa

Olmuyor işte! Dayanamıyorum!

Hani arada bir yanına yaklaşıp sonra

Ne olduğunu fark ettirmek istemeden kaçışım var ya

Ay ışığı gülüyor halime

Arada bir de dilime doluyorum şarkımızı

Hani su şırıltılarıyla içimizi ferahlatan

Sensiz o da rahatlatmıyor artık beni

Sen gittin en sevimli anılarım da bana veda etti

Hani merak ediyordun ya onca şeye katlanmam da nedir teselli

Yüreğimdeki saklı sandıkta gizli

Hani bir de şair vardı ya

İşte onun derdimi paylaşan dizeleri

‘yine gece, yine hüzün,

Ve yine içimde sen.

Ve yine biliyor musun?

İçimde sen olunca  hüzün de güzel.’

ZÜMRA TOPRAK

01 May 2009 AY DÜŞÜNCE
 |  Category: DENEME, GENEL  | Tags: , ,  | 2 Comments

Karanlığın örttüğü cadde bereket yağmurlarıyla nurlanıyordu. Gözyaşlarım yağmurla yarışıyordu. Gökten inen yağmur damlaları yeryüzünü gözyaşlarım da ruhumu temizliyordu. Ve içimde bir fırtına kopuyordu. Irmakları taşıran ağaçları yerinden oynatan ve etrafımı sıkıca saran baş döndürücü bir fırtına… Suratıma çarpan serinletici bir hava belki de şefkat tokadını indiriyordu yüzüme sarsmadan götürüyordu beni geçmişe. Bitmez dediğim günler bitmiş, geçmez dediğim zaman benden öne geçmişti. Geride bıraktığım güzel anıların sıcak nefesini ensemde hissederken, avucumda tuttuğum geleceğin anahtarı tüm soğukluğuyla varlığını kabullendiriyordu bana. Yeni bir kapı daha açacaktım sahte dünyamda, geçmişe gömemediğim anılarımla devam edecektim yoluma.Bende iz bırakan keskin çizgilerin acı yüzleri bana dönük, tatlı yanları hep yanımda…

Devam edeceğim yoluma! Yolcu erzaksız çıkmaz ya, ben de mutlu anılarımın ruhumu doyurucu hissiyle adım atacağım bu yolda. Rüzgârın ıslık çalan melodisine bir de söz yazacağım. Gözlerimin kendini hırpalayışına inat dudaklarımdan dökülecek hoş bir seda. İçinde ‘elveda’ kelimesi geçmeyen bir ayrılık türküsü tutturacağım. Kalbimde annemin küçükken öğrettiği duayı mırıldanacak bağıra bağıra.  Öyle bir musiki saracak ki etrafımı içinde bulunduğum oyunun tüm büyüsü ortadan kalkacak. Sisli bir havada derinden bir  ‘ah!’ çekip patlayan volkan gibi üfleyeceğim karanlıkları, alevlerinin ağaçların köklerine kondurduğu buseyi ben de dostlarımın kalbine yerleştireceğim tüm yakıcılığıyla…

Samimiyetimin en ateşli olanları kökleri en derinden birbirine sarılmış olan ağaçların yapraklarını kovalayacak. Bir hüzün kızıllığının altında sararacak yapraklar. Bir zamanlar damarlarında dolaştırdığı havayı yaşam kaynağı olarak bana sunan yapraklarım ve sırf ben her aynaya baktığımda tebessüm etmenin ne kadar güzel olduğunu hatırlamam için bana tebessüm eden hilalin hiç unutmayacağım simasını. Ve ben şimdi gecelerimi nurlandıran ve gündüz vakti görmesem de varlığıyla teselli bulduğum aydınlığın yansıtıcısına veda ediyorum. ‘Elveda’ demiyorum çünkü bu veda aslında bir buluşmanın randevusu. Sonsuz, sınırsız, kuralsız… Hep sevgi kokusunun buram buram yayıldığı bir diyar… Ben bu diyarın anahtarını bulmanın umuduyla ayrılıyorken bana can veren nefesin sürükleyiciliğinde derman buluyorum. Bu nefesin ilk can verişte kalbime yerleştirdiği iman yumağını bir parçasıyla bir köprü kurmaya çalışıyorum cennet mekânına.   

 

                                   ZÜMRA TOPRAK