Archive for the Category ◊ EDİTÖRDEN ◊

11 Eki 2009 Editörden

img_1891

Bir sonbahar günü başlayan yolculuğumuz ,yine sonbaharı hissettiğimiz şu günlerde  1.yılını doldurdu.Haşyetle açılan eller fedakarca koşturmacalar,bir rüya aralığında gördüklerimizi gerçeğe dönüştürdü.

Her sayımızda gönül evimizin sıcaklığı dostlarmızı da sardı.Onun rızasıydı dileğimiz  ve isteğimiz .Bir annenin evladına şefkatini gördük Dilhanemizde ,bir babanın kalenderliğini kimi zaman.Yazılarıyla içimizi ısıtanlarımıza en içten dilekleriyle amin dedi okuyucularımız .

Elimize geçen her sıcacık sayımızı ,uzatmak için bir çift göz aradık .Darda kaldığımızda esmalar yetişti imdadımıza .Okyanus ortasında kalan bir saman çöpü olduk kimi zaman ,Yunus balığının karnındaki Hz.Yunus gibi.

Koskoca bir yılın izdüşümleri yansıdı bu sayımıza .Bir yılım emeği ,tecrübesi ,hataları ve güzellikleri aynı zamanda.Yolumuz ince ve uzun biliyoruz .Yoldaşlarımız hiç bırakmayacak bizi  ,beraber çıktığımız bu yola yine beraber devam edeceğiz.

Bu sayımızda da söyleşi isteğimizi geri çevirmeyen Değerli Sadık Yalsızuçanlar`a ,Vakit gazetesi yazarı D.Ali Taşçı hocamıza ,Recep İpek kardeşime ,biricik ekibimize ve tüm gönül dostlarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz..

Rahman Ellerinizi Bırakmasın

MEHMET AKİF BALTACI

01 Eyl 2009 EDİTÖRDEN

Ayın , güneşin ve yıldızların en parlak olduğu mukaddes zaman dilimlerindendir Ramazan. Recep ve Şaban `ın müjdelediği 11 ayın mukaddimesidir. Vahdaniyet`in temsilcisi Minarelerden okunan Muhammed-i Salaları  yudum yudum yüreğimize akıtan bir ab-ı hayattır.

İftar vakitlerinde heyecanla oturulan sofralar , suyun azizliğinin , ekmeğin kutsallığının bir kez daha anlaşılmasına  , birlik ve beraberliklerin perçinlemesine sebep olur..

Tan yerinin ağarmasından , akşam güneş batıncaya kadar Rabbinin rızasını kazanmak isteyen insanların kaynaşma iklimidir Ramazan. Dua dua karıncalanan eller , gözyaşlarıyla temizlenen paslı sineler , oruçla birlikte Rahmana doğru üveyikler gibi kanat çırpar. Mahyaların ışığıyla aydınlanan gecelerimiz , sahurun o mahur bakışlarıyla ısıtır içimizi. Bir tas çorbanın komşularla paylaşılması , bolluğun , bereketin ve yardımlaşmanın sembolüdür .

Yoksulların karnının doyması , çadırlarda açılan iftarlarla göğe çıkan Rahman sesleri , bir tebessüm sıcaklığıyla seslenir insanlığa.Gürül gürül okunan Ruhu Revanı Muhammedi ile kılınan teravih namazlarının ardından  sıra Rabbimize verdiği nimetler için şükretme zamanıdır.Ailelerin aile olduklarını hissettiği , evlerin sıcacık bir anne kalbi olduğunun anlaşılması , pidelerin el yakan buharlarında saklıdır aslında.

“Fe eyne tezhebun “ Nereye gidiyorsunuz ayetinin seslenişiyle kendine gelir müminler Rahmanın ikazlarına karşı çeki düzen verirler kendilerine . Ölümle yaşam arasındaki ruhani çizgide yaşamanın zorluğu bir kez daha anlaşılır sonbaharı bekleyen gönüllerde. Belki de son Ramazandır bu hasretle beklediğim , son oruç , son teravih ve son bayram , beklide affedilmem için son fırsat , diye içinden geçiren ezeli mabuda boyun eğmiş kullar , bir kat daha heyecanlı yaşar bu kutlu macerayı.

Mükellef sofralarda açılan iftarlar Asr-ı saadete götürür sevgiliye hasret gönülleri , bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya diyen Efendimizin bir hurmayla birkaç gün oruç tutması , gözyaşı pınarlarımızdan damlayan birkaç damla özlemle şereflendirir soframızı.Kardeşlerim deyişi gelir aklımıza keşke keşke burada olsaydın da anamız babamız sana feda olsaydı diyen aşıklar hüzünlendirir onu .

Salavatlarla arşa çıkan bülbül sesleri , güle gönderilen selamların kabulüyle kıskandırır gök ehlini .Kırılan hayal köşklerimizi , mübarek iklimlerde  okunan ezanlarla tamir etmeye çalışırız. Yaşadığımız fetret devrini aşıp , ahir zamana yelken açan hayat gemilerimiz Gönül dünyamızdan esen ılık rüzgarlarla yol bulur uçsuz bucaksız denizlerde . Yapayalnız ve kurak kalan yeryüzü Rahmet muştularıyla dile gelir ve yerini alır tarih sayfalarında. Beyazlık işlenirken gecenin siyahına , melekut alemi iner yeryüzüne sessiz adımlarla ,

Yataklarını terk edip huzura çıkanların avuçlarına , bir damla rahmet bırakarak müjdelerler affedildiklerini ,

Gündüzleri nur yüzlü annelerin okuduğu mukabelelere karışır meleklerin amin sesleri , ezansız şehirlerde yaşayan müminlere dua ile son bulur yakarışlar. Kurumuş ,  yok olmuş bedenler , okunan Yasinlerle ete kemiğe bürünür ve bir çığlık olup seslenir maveradan. Bu ayın içinde Rabbimizin bizi affetmek için yarattığı Rahmet gecesi vardır . Bütün geceleri kendine hayran bırakan Kadir gecesi . Bin aylık mesafeleri bir gecede kat etmemize vesile olur.

Günahkar ellerle Rabbine el açan mahcup müminlere , günahsız bir şekilde Rabbinin huzuruna çıkma fırsatı verilir . O gece Rahmet vadilerinden boşanan ab-ı hayat , ebedi bir yaşama açılan kapı olur. Sineleri çatlatırcasına edilen samimi dualar , Rahmanın katında , en üst derecede kabul görür . Ayın , hilale dönüşmesi ile son bulur Ramazan , bir 11 ay daha beklemek düşer bize. Onu en iyi şekilde değerlendirenler asıl bayramın tadına varır. Bunu başaramayanlar ise Rahman ın kapısında bekler durur.Affedilmek Ümidiyle

Rahmetin sağnak sağnak yayıldığı şu günlerde,yine karşınızdayız . 11. sayımızla amin diyoruz tüm dualarınıza. Gönül evimiz biraz daha  doluyor ve Rahmet yağmurlarını bekliyoruz.Semaya kaldırınca başımızı “Ya Fettah” esmasıyla serinliyor yüreklerimiz .Ramazanın bitimiyle dolduruyor dergimiz 1.yılını .Tüm güzellikleriyle bir daha ki sayımızda buluşmak dileğiyle

Hayırlı Ramazanlar

 

MEHMET AKİF BALTACI

06 Ağu 2009 Editörden

Bir seher vakti başlayan yoldaşlığımız, şimdilerde bir  ,iki , üç derken bir elin parmaklarına ulaştı.Dilhane Dergisi 10. sayısı ile karşmızda.Sözümüzü , özümüzle birleştirip sizlere sunduğumuz yazılar şimdilerde daha anlamlı.Ve söz can buldu .Herkesin kendi gönlünden üflediği nefeslerle biraz daha yol alıyoruz şimdi.Kutlu gecelerin aydınlık sabahlarını yudumladığımız şu günlerde , bereketin hanemize de bulaşmasını istiyoruz.Sonbahar tadında yaşadığımız yaz aylarını ,ferahlatıcı yağmurlarla serinletiyoruz.Bir demet kırmızı gülle çalıyor hanemiz ,kapılarınızı.Sabrın , sukutun ve hasretin terketmediği edeb topraklarından sesleniyoruz şimdilerde.Hanemizde atan nabızların sayısı gün geçtikçe artıyor ve sukütün nabzını tutmak düşüyor bize.Susuz gönüllere rahmet Ramazan ayak seslerini biraz daha arttırdıkça , dergimizde takılıyor onun gölgesine.Dolu dolu bir ramazan sayısıyla çıkmak istiyoruz karşınıza.Ve 1. Yılımızında yaklaştığını hatırlatmak istiyoruz.

Baki Selamlarımızla

Mehmet Akif Baltacı

01 May 2009 EDİTÖRDEN
 |  Category: EDİTÖRDEN  | Tags: , ,  | 6 Comments

 untitled-1

         Şimdi ve burada buluştuk. Dünyanın en temiz köşelerinden birinde. Beyaz bir kağıdın üzerinde. Göz göze gelmiş ve hasbıhalleşmiş olduk.

 

     Meramımız saf olsun diye sözü özünden ayırmamaya çabaladık. Sayfalarımız saf kalsın diye sırf gönlümüzden söylemeye niyet ettik. Kalp terazimizde her sözü her defasında tartmaya gayretlendik. Seyir yerlerine öz yüzlerimizle çıkmaya…

 

     Gökyüzümüzün, ufak pencerelerimizden içeri sızan güneş dilimi biraz daha büyüdü. İlkbaharı koşar adım yürüyoruz. Yağmurun camlarımıza bıraktığı buğusuna “hoşça geldin bahar” yazdık. Ve sizler de Dilhâne’mizdeki buluşmamıza hoşça geldiniz.

 

     Yazının içinde, kalemin ucunda bir sıratı daha adımlamaya devam ediyoruz. “Biz” diyoruz çünkü yazarken çoğuluz. Zira az da olsak “biz” olmayı hak edecek bir kardeşliği yaşayarak yazıyoruz. “Biz” olmak iki kalbin arasındadır, aramızda kalsın kardeşler.

Uzun süredir niyetlendiğimiz emeli gerçekleştirdik Allahın izniyle. Bizim susuşlarımızı, sevgilerimizi o Erzurum’un soğuk kış gecelerindeki rüzgâr esintileriyle sözle buluşturan Nurullah Genç’e ulaştık. İlk söyleşimizde dergimize renk katan, tüm içtenliğiyle sorularımızı yanıtlayan “Yağmur müptelası” şairimize sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz. Şiir renkli susuşuyla beslediği her kelimeye bizlerin de sahip çıkacağını bilmesini istiyoruz.

Dilhânemiz internet yayınına da başladı, bunu da bildirmiş olalım dostlar.

 

Sözün hükmüne girebilme duasıyla…

 

 BİLGE SAKİ